Hanuka bir daha meydanlarda kutlanır mı? – Rika Kuriel

Birkaç hafta önce hazırladığımız, ancak daha fazla katılımcı gelsin, unutulmasın diye olabildiğince geç yayınlayacağımız Hanuka kutlaması haberini aslında tam olarak bugünlerde Avlaremoz okuyucularıyla paylaşmayı planlıyorduk.

Neyse ki, aceleci davranıp, kutlamanın reklamını daha erken yapmamışız. Sonucu oldukça üzücü olacakmış çünkü… Üzerine bir de ‘iptal’ haberi yayınlamamız gerekecekmiş…

İki sene üst üste Beşiktaş Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen ve artık gelenekselleşme yolunda ilerleyen kamusal Hanuka kutlamasının üçüncüsü hiç beklemediğimiz anda, anlamsız bir şekilde ve gerekçeyle iptal edildi. Oysa bu kamusal kutlamanın pek çok kesimce desteklendiğini ve ısrarla yapılması istendiğini çokça işitmiştik.

Haberi Salı akşamı aldık: “Beşiktaş Belediyesi tepkiler üzerine Noel ve Şeb-i Arus etkinliklerini iptal etti”. Salt başlığı okuyan bir okuyucu elbette Pazar günü düzenlenecek olan Hanuka etkinliğinin iptal edildiğini anlayamaz. Ancak haberin içerisine girip, aşağılara doğru inildiğinde, Şeb-i Arus ve Noel kutlamalarının yanında Hanuka kutlamasının da iptal edildiği anlaşılıyor. Hürriyet Gazetesi’nin haberinde Beşkitaş Belediyesi’nin mesajı şu şekilde aktarılıyor: “…Ancak bu yıl ülke ve dünya gündemindeki gelişmeler dolayısıyla toplumun çeşitli katmanlarında oluşan hassasiyetleri göz önüne alarak kutuplaştırmayı artıracak faaliyetlerden kaçınmak adına her iki etkinliğimizi de iptal etme kararı aldık.” Sarf edilen bu sözlerin, açıklamaların, nereden bakılsa elle tutulur yanı yok.

Gelişme: Ülke ve dünya gündeminde, azınlıkların dini bayramlarının bir belediye tarafından kutlanmasını engelleyecek nasıl bir gelişme oldu? Kaçırdığım bir kanun, bir idari kural mı geldi? Gelişmede, gelişmekte olan şey ne?

Hassasiyet: Mesela bence Beşiktaş Belediyesi’nin Hanuka kutlaması yapması, bu konuda düşünmesi ve aksiyon alması, önemli bir hassasiyetti. Keza, yapılan Holokost anmalarının da bireylerin hassasiyetleri göz önünde bulundurularak yapıldığını düşünüyorum. Diğer yandan iki kutlamanın da hassasiyet sebebiyle iptal edilmesini anlayamıyorum. Noel kutlaması yapılırken bir başka kimsenin hassas bir noktasına mı temas ediliyor? Ediliyorsa, neden geçmiş senelerde bu kutlama yapıldı ve Beşiktaş Belediyesi yaptığı tüm bu kutlamalar üzerinden prim yapmaya çalıştı? Kucaklayıcı olmak Beşiktaş Belediyesi’nin her zaman hedefiydi, ve gerçekten Türkiye’de, Cumhuriyet tarihinde ilkleri gerçekleştiriyordu. Şu anda nasıl bir hassasiyet yaşanıyor anlamış değilim. Türkiye nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Sünni-Müslümanların bir hassasiyeti mi bu? Gerekçe hassasiyet değil de güvenlik kaygısı olsaydı, üzülürdük ve belki anlardık; ama hassasiyet kelimesi şimdi tüm azınlıkların kafasında aynı soru işaretini doğuruyor, biz nasıl bir hassasiyete sebebiyet veriyoruz?

Kutuplaşma: Ben bu kutlamalarının gerçekleştirilmesindeki amacın kutuplaşmayı engellemek olduğunu sanıyordum, yanlış mı anlamışım? Herkes konusunu komşusunu alıp gelecek, kutlama sadece Yahudi’ye, Rum’a veya başka bir azınlığa yönelik değil herkese yönelik olacak, herkes başka bir kültür görecek, öğrenecek, tanıyacak, komşusuyla tanışacak, diyaloga girecek, önyargıları sona erecekti. Şimdi kutlamayı kamusal alandan alıp, tekrar eve hapsedince mi kutuplaşma engellenecek?

Budapeşte’de 2013’te gerçekleştirilen bir Hanuka kutlaması, Fotoğraf: ibtimes.co.uk

Benim asıl eleştirdiğim mesele, kutlamaların iptal olması değil; (elbette onu da eleştiriyorum ancak asıl mesele o değil) açıklamanın isabetsizliği, korkunçluğu, hiçbir şekilde Beşiktaş Belediyesi’nin önceki zamanlarda çizmeye çalıştığı profili yakalayamaması, tutarsızlığı…

Madalyonun diğer yüzüne de bakmakta yarar olduğunu düşünüyorum. Bu etkinlikler neden Beşiktaş Belediyesi’nce iptal edildi? Beşiktaş Belediyesi açıklamasında şu cümleyi sarf etmiş: “Bu etkinlikler üzerinden Sayın Başkanımız Av. Murat Hazinedar’a yöneltilen eleştiriler ve birtakım odaklarla ilişkilendirme gayretlerini hayretle ve ibretle izliyoruz…” Sabah Gazetesi’nin haberine göre Beşiktaş Belediyesi’nin bu tür etkinlikleri, Fetullahçı dinler arası diyalogu pekiştiren faaliyetleri andırıyor olduğu gibi, Konya’da bulunan Konya Turizm ve İş Dünyasını Geliştirme Derneği adlı bir sivil toplum kuruluşu da Beşiktaş Belediyesi hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyusunda bulunmuş.

Kısacası, Beşiktaş Belediyesi bu gibi etkinlikler düzenlediği için belli bir kesimin dikkatini çekmiş ve üzerine günümüzde bir kurum üzerine atılabilecek en korkunç iddialardan birinin atılmasına sebebiyet vermiş. Bu durumda Beşiktaş Belediyesi, üzerine atılacak olası suçlamalardan korktuğu için mi bu etkinlikleri iptal etti? Yoksa bu tarz ‘rahatsız olan insanların’ etkinliklerde bir taşkınlık yapmasını önleme amacı içerisinde miydi? Taşkınlıkları önlemek için neden kolluk kuvvetleri görev yapmıyor da onun yerine hemen bu etkinlikler iptal oluyor? Beşiktaş Belediyesi bu gibi suçlamalardan sonra, önümüzdeki sene tekrar Şeb-i Arus’u Noel’le birlikte kutlamayı düşünür mü? Hanukiya acaba bir daha İstanbul’un meydanlarında yakılır mı?

 

Bunları da beğenebilirsiniz...