Nadir Nadi: Yahudiye Hiç Benzemem, Pek Muntazam Bir Burnum Var – Serdar Korucu

Nadir Nadi daha yolculuğunun başında, Viyana’ya varmadan Avusturya Yahudileri üzerine düşüncelerini yazmaya başlar. Özellikle de Osmanlı döneminde Viyana’ya yerleşen Yahudilere yönelik “kin”ini burada açıklar.

Cumhuriyet Gazetesi’nden Nadir Nadi, “Hitler Viyanası’ndan Röportajlar” serisinde kendisinin Nazi hareketine olan “uzmanlığını” kendi dilinden değil, bir dostunun Fritz’in ağzından anlatır. Fritz Nazizim övgüsü yapacağı konuşmasına Nadi’yi överek başlar:

“Senelerce aramızda yaşadın. Avusturya’da nasyonal sosyalist hareketinin inkişafını adım adım takip ettin. Sana yeni ne öğretebilirim.”

Viyana’da yayımlanan antisemit karikatürler (Yad Vashem Arşivi)

Nadir Nadi çok iyi bildiği bu topraklara kendince bir “meydan okuma” ile gider. “Göğsüne ay yıldızlı bir rozet takmadan gitme demişlerdi, müşkül vaziyette kalırsın” diye çok uyarılar almıştır aslında. Ama o umursamaz. Halbuki başına gelebileceklerden haberdardır. Çünkü antisemitizm yüksektir Nazilerin idaresindeki Avusturya’da. Nadi, “Senelerden beri hasretini çektikleri bir rejime yeni kavuşan Viyanalıların Nazi olmıyanlara, hele Yahudilere karşı bazı taşkınlıklarda bulunduklarını işitiyordum.” der. Ancak buna rağmen kararlıdır, “Fakat göğsüme rozet takmamağa karar verdim. Takmıyacağım” diye duyurur kararını…

Nadir Nadi bu sözlerinin ardından başlar övündüğü bir özelliği anlatmaya: Yahudilere benzememek…

“Bir defa Yahudiye hiç benzemem. Evet, rengim esmerdir. Fakat oldukça sevimli, bilhassa profilden bakıldığı zaman pek muntazam bir burnum vardır. Yahudi olmadığıma dair bundan daha kuvvetli bir emare bulunabilir mi? Bir de burnum muntazam olmamış ve ben Yahudiye benzemişim ne çıkar sanki? Biz niçin Türküz? Müşkül vaziyetlerde kaldığımız zaman milli sembolümüzü siper olarak kullanmak için mi? Ne münasebet?”

9 Kasım 1938’de “Kristal Gece” sırasında yıkılan sinagoglar arasında “Türkischer Tempel” yani “Türk İbadethanesi” olarak bilinen Viyana’daki mabet de vardır.

NADİR NADİ’NİN VİYANA’DA HALI İŞİ YAPAN YAHUDİLERE DUYDUĞU KİN

Nadi’nin rozet takmama kararının altında Avusturya’da Osmanlı döneminde Viyana’ya gitmiş olan Yahudi cemaatine yönelik tepkisi hatta kendi ifadesiyle kini olduğu anlaşılacaktır. Ona göre bu kinin nedeni “Türk milli sembolünün hususi menfaatlere alet edilmesi”dir. Ancak bununla sınırlı olmadığı hem bu yazıda hem de röportaj dizisinin ilerleyen bölümlerinde belli olacaktır.

“Viyana’da halı işi yapan bazı Yahudiler vardı. Dükkanlarındaki tabelanın üzerinde sevgili ay-yıldızımızı bir ticaret firması halinde teşhir ettiklerini hatırlıyorum. Her gün gördüğüm halde önüne geçemediğim bu iğrenç hareketten dolayı, bazıları Türk tebaasından bile olmıyan bu heriflere karşı içimde taşıdığım kin şimdi, şu dakikada tekrar uyanacak neredeyse!

Acaba ne oldu o adamlar? Dükkanları kapatıldı, her biri bir tarafa dağıtıldı mı? İçimde onlara karşı acımakla kızmak arasında tuhaf duygular var. Bir kaç tanesini şahsan tanımıştım. Pek de kendini beğenmiş parasına güvenen, maddi ruhlu şeylerdi. Hiçbir sempatik taraflarını hatırlıyamıyorum. Ne yaptılar şimdi o adamları acaba? Çoluk çocuklarına yazık oldu herhalde.”

Birinci Bölüm: Nadir Nadi’nin Kaleminden: Hitler’in “şirin” ve “samimi” Avusturyası
İkinci Bölüm: Nadir Nadi: Yahudiye Hiç Benzemem, Pek Muntazam Bir Burnum Var
Üçüncü Bölüm: Nadir Nadi: Yahudilerden Alışveriş Yapmaya Kalkacak Olan Mahvolmuş Demek
Dördüncü Bölüm: Nadir Nadi: Zavallı Avusturyalıların Yahudilerden Neler Çektiğini İyi Biliyordum
Beşinci Bölüm: “Yahudileri Yemeyeceğimizi Pekala Bilirler”
Altıncı Bölüm: “Yahudilere İntihab Hakkı Vermiyormuşuz, Tabii Vermeyiz”

 

 

Bunları da beğenebilirsiniz...