70. Yılında 70 Kişinin Gözünden Şalom (Bölüm 6/7)

Şalom Gazetesi’nin 70. yılı dolayısıyla 7 parça halinde hazırladığımız röportaj dizimizin altıncısı ile yayındayız. Diğer röportajlarımıza ulaşmak için buraya tıklayın.

Moşe Gormez, 65, Otelci, Paris

[Şalom Gazetesi’ni] Türk Musevi Cemaati’nin şu an için tek medya organı olarak görüyorum.

[Gazeteyi] okumaya başladığım 5-6 yaşımdan beri [takip ettiğimi] zannediyorum. Evimize giren gazeteler arasında idi.

[İlk okuduğum Şalom gazetesi ile son okuduğum Şalom gazetesi arasında] muhakkak ki [fark] var. Teknolojik gelişmeler sayesinde bugün renkli ve daha çok fotoğrafı olan baskılar yapılıyor. Bunun yanında İspanyolca yazan ve yazılan sayfalarda azalma var. Buna karşın sayfa sayısında ve konular/temalarda artış var.

Genelde haberleri yabancı basından takip ederken, Yahudi dünyası haberlerinin çevirilerini gazetede görmek güzel. Ben daha çok toplum, yaşam ve kavram konularına konsantre oluyorum. Ayrıca yazarların yazılarını takip ediyorum.

Bana göre [Şalom], Türkiye toplumunda gazete gittikçe İsrael’in sesi olarak algılanıyor.

Bugünkü teknolojilerle -internet, akıllı telefonlar ve buna bağlı olarak Facebook, Twitter vs.- [kullanımı arttıkça] basılı yayın -gazeteler- gittikçe değer kaybediyor. [Basılı Şalom’dan] ancak, bu teknolojileri kullanamayanlar faydalanabilip, onu takip ediyor.

THY [uçuşları]nda Şalom dışında sanırım diğer azınlık gazeteleri de yer almıyor. Yine de avantajlı bir durum olarak THY [uçuşları]nda sunulan kaşer yemek servisine ek olarak Türkçe ve/veya İngilizce birer nüsha verilmesini öneririm.

Şalom’a artık abone değilim. Yine de ayda bir El Amaneser aboneliğimle bir adet alıyorum. [Gazeteyi] internetten takip ediyorum.

 

Ceki Hazan, 31, Eğitimci, İzmir

Şalom benim için küçüklükten bu yana özellikle İstanbul’daki cemaatte neler olup bittiğini takip etmemi sağlayan, aynı zamanda yıl içerisindeki bayramlar ve diğer önemli günler hakklında detaylı bilgi edinmemi sağlayan bir gazete.

Şalom’un çocukluğumda en çok iz bırakan kısmı Mozotros ailesi karikatürleri. Daha sonraki yıllarda çıkan dergilerde de gazetede de kaliteli bulduğum ve ilgiyle okuduğum yazılara rastladığımı söyleyebilirim.

Dünyadan ve Türkiye genelinden haberlere gelecek olursak, bu haberleri almak için Şalom’a pek de ihtiyaç duymuyorum. Yerli ve özellikle yabancı kaynaklardan bu haberleri düzenli olarak takip ediyorum.

Türkiye’deki halkın ne kadarı Şalom’un farkındadır emin değilim. Şalom’un da Türkiye’deki halkı bilinçlendirme görevi var mı, böyle bir misyon edinmeli mi ondan da emin değilim.

Şalom, Türkiye’deki Yahudilerin dış dünyaya sesi mi? Yoksa kendi aralarındaki iletişimi kuvvetlendiren bir iletişim aracı mı olmalı? Her iki misyonu da mı üstlenmeli? Bu konuda net bir fikrim yok; ancak günlük ihtiyacımı göz önünde bulundurursam benim için cemaat içi bilgilendirmeyi sunması dünyadaki Yahudiler’den de siyasi olmaktan öte sosyal hizmet anlamında iyi örnekler teşkil edebilecek haberlere imza atması daha anlamlı.

 

Nesi Altaras, 20, Üniversite Öğrencisi, İngiltere

Şalom benim için cemaatin içinde olan bitenlerin yazıldığı bir yer olarak geliyor, ama bazen, özellikle Yahudilerle genel toplum arasında gerilmeler olunca biraz da genel topluma kendimizi kanıtlama, hoş gösterme gibi bir görev ediniyor. Şalom’u cemaatimizin temsili bir parçası, ya da yüzü gibi görüyorum o yüzden tabii önemli.

Şalom’u herhalde ilk defa çocukken okumuştum. Açıkçası çok hatırlamıyorum, çünkü uzun yıllardır eve Şalom almıyoruz.

Şalom’un bende tarafsız olmak adına hiçbir konuda gerçek bir fikir beyan etmediği algısı mevcut. Bence Şalom Yahudilerin basılı yayın ihtiyacını hiç karşılamıyor. Hiçbir konuda değişik bir fikir yayınlamıyor, sadece genel topluma uygun olacak, tepki çekmeyecek, siyasetten uzak, gerçekdışı bir yayıncılık peşinde. Mesela Agos’ta Ermeni Cemaati içindeki sorunlar açıkça tartışılırken, Şalom’da asla aramızdaki fikir ayrılıklarına, sorunlara yer verilmiyor. Sanki çok homojen ve hemfikir bir Yahudi toplumu varmış gibi.

Şalom’un THY dış hatlar uçuşlarında yer almaması, sanki bizim toplumumuz Türkiye’nin bir parçası değil, bize yer yok gibi hissettiriyor. Ama THY’yi de çok suçlamıyorum, çok değer katkısı olan bir yayın değil.

Şalom’a abone değilim, almıyorum ve artık takip etmiyorum.

Şalom herhangi bir konuda, özellikle tartışmalı veya gündemde olan bir konuda, asla yeni bir bakış veya farklı bir açı sunmuyor, hep Türkiye Yahudileri’nden beklenen cevapları veriyor ve herhangi bir otoriteye karşı çıkmaktan çok çekiniyor. Bunun Türkiye’deki antisemitizmden olduğunu anlıyorum, ama bu kadar dişsiz ve korkak bir gazeteye zamanımı veya paramı vermek istemiyorum.

 

Mert Sevgi, 24, Intörn Doktor, İstanbul

Şalom’a abone değilim, fakat ailemde abone olan ve düzenli okuyan birçok kişi var. Nadiren Facebook’ta Şalom’dan paylaşılan bir yazı gördüğümde veya tanıdığım birinin yazdığı bir yazı olduğunda girip okuyorum. Aktif bir okuyucusu olmasam da Şalom’un cemaatimiz için önemli olduğunu düşünüyorum. Yahudi toplumuna hitap eden haberlerin ve köşe yazılarının bir araya toplandığı bir yayın organı cemaatimizin tüm üyeleri için faydalı bir oluşum. Ayrıca cemaat dışındaki kişilere de açık olan Şalom’u, okuyanların doğru bir kaynaktan bilgiye ulaşma şansı açısından değerli buluyorum. Takip etmememi Şalom’da çıkan haberleri başka kaynaklardan veya ailemden öğrenmeme bağlıyorum.

 

Vivet Yohay, 53, İstanbul

Şalom gazetesi 18 yaşımdan beri bilinçli olarak takip ettiğim, cemaat haberleri de dahil birçok konuda bilgi edindiğim bir gazetedir. Gecikse merak ettiğim, geldiğinde okumaya fırsatım olmadıysa muhakkak daha sonra vakit ayırıp incelediğim tek gazetedir.

Şalom’u ilk olarak okuduğumda 18 yaşımdaydım. Yeniden yapılanıyordu. Amatör olarak “Yardım edebilir miyim?” sorusuna  kendimce cevap ararken, bir arkadaşım tarafından, elde yazılan bilgi haberlerini daktiloda temize çekmeye yönlendirildim. Çoğu zaman geceli gündüzlü çalışmak gerekiyordu. Hele ki okurken yanlış yazmamak için anlayabilmek gerekiyordu. Tahmin ederseniz başkalarının el yazısını okumak çok güç bir iş. O gün bu gündür gazetenin okuruyum.

İlk okuduğum Şalom ile son okuduğum arasında elbetteki çok büyük fark var. Gazetemiz artık tam bir profesyonel.

Gerek baskı kalitesi, gerek mizampajı, gerek haberlerin ulaşım hızı , köşe yazıları, vs vs bir sürü alanda evrim geçirdiğini “gözlem”leyebiliyorum. Ve bundan da çok memnunum. Gazeteyi okuyunca bana çok şey katabildiğini, güldürebildiğini, hüzünlendirebildiğini, eğitebildiğini bilmek çok memnuniyet verici.

Şalom ile Yahudi kimliğim arasında bağ kurmak çok güç değil benim için. Bana ait, çoğu zaman içinde kendimden bir parça bulabildiğim bir gazete Şalom. Güncel haberler hepimiz tarafından bilinir veya okunurken, bayramlarımız, tarihimiz hakkında verilen bilgilerin gerek pekiştirici gerek aydınlatıcı yönü ile bizlere sunulması memnuniyet verici. Hele ki Ladino ekini okumak, okumaya çalışmak gerçekten kayda değer bir sevinç. Aynı zamanda bu lisanı miras olarak çocuklarımıza bırakamadığımız için çok üzgün olduğumu da söylemeliyim. Tüm dünyada rahatlıkla kullanabileceğimiz, kendi  aramızda da “şifre lisan” olarak adlandırdığım, belki de çoğu zaman hayat kurtarabilen (bence öyle) bu lisanı en bedavasından çocuklarımıza bırak-a-mamak çok acı. Ana-baba yadigarı en değerli miras artık yok.

Türkiye toplumunda Şalom algısının daha üst düzeylerde olmasını isterdim. Aidiyet olgusunun bir parçası olarak görülmesini, her cemaat bireyinin evinde olmasını, okunup paylaşılabilen bilgilerin memnuniyetini hissetmeyi…

[Şalom] Yahudiler’in basılı yayın ihtiyacını büyük ölçüde karşılıyor. Sonuçta Türkiye’de yaşayan cemaatimiz insanlarının haberdar olduğu bir yayın. Okuyanlar için faydaları olduğu muhakkak. Her konuda yazıları olan bir gazete sonuçta. Eksikleri de vardır elbette. Ancak bir artı ve eksi listesi yaparsak, artılar ağır basacaktır.

THY dış hatlar uçuşlarında Şalom’un yer almaması açıkçası bana bir şey hissettirmiyor. Okuyacaksam evimde okurum. Kaldı ki orada okunması için sunulan gazetelerde çoğu zaman istediğimiz kriterlerde değiller. Yani buna isyan etmeyebilirim.

Şalom’a aboneyim, her hafta evime gelir. Gazeteyi okuyorum ve takip ediyorum. Ancak internet sitesinin sıkı bir takipçisi değilim. Bu konuda biraz tembel ve eski fikirliyim sanırım.

 

İsrael İzzet Bana, 67, Müzik ve Tiyatro Sanatçısı, İstanbul

Şalom, cemaatimin politik, sanat, toplum, kültür haberlerini Türkçe ve Djudeo Espanyol dillerinde haftada bir alabildiğim yegane yayın organı.

Şalom’u kendimi bildim bileli tanıyorum. Çocukluğumda evde okunurdu. Ben de önce fotoğraflara daha sonra ilgimi çeken haberlere bakmaya başladım. İlerleyen yıllarda Şalom’da arşivle ilgili bilirkişi bulununcaya kadar orada çalıştığım zamanlarda ilgim daha da gelişti.

Şalom’un baskısının eski nüshasının fotoğrafları siyah/beyaz ve yazılarının eski alüminyum harflerin dizilimi ile olduğunu hatırlıyorum. O zamanlardaki tüm gazetelerin uyguladığı şekildi. Bugün ise bilgisayardan alınan çıkışla renkli resimlerle ve yazılımda istediğiniz karakteristik fontu ile daha güncel daha teknolojik ortamda çıkıyor.

Şalom, amatör tiyatrocu olmam sebebiyle 70’lerden bu yana derneklerde yaptığımız tüm oyunların ve ilerleyen yıllardaki müzik çalışmalarımızın yegane haber kaynağıydı. Orada reklamımız olurdu, eleştirileri okur takip ederdik.

Şalom, toplumumuzun mozaik kişiliklerinde çok farklı algılanıyor bence. Ama oldukça büyük bir ilgiyle izlendiğini de gözlemliyorum. Elbette bunu kötü niyetle takip edenler olduğu gibi gerçekten burada yayınlanan haberlere ve Yahudi toplumunun gözünden nasıl bakıldığına meraktan da takip edenler ve ilgilenenler olduğunu düşünüyorum. Kendi Yahudi toplumumuzda ise kimisi çok alakalı. Evlerde önce kim okuyacak kavgası yapılır. Kimi evde daha mavi torbasından çıkmamış 8-10 posta görebilirsiniz. Bunun da Şalom’u destekleme amaçlı olduğunu düşünürüm. Diğer bir açıdan bakacak olursak, kimine göre, Şalom’da köşe yazarların yazılarından başka yerler okunmaz, kimi de 3 sayfa toplum haberleriyle yetinir vs.

Günlük gazetelerde çıkan haberlerin bir entelektüel Yahudi vatandaş tarafından yorumlanması en fazla kişinin takibindedir.

[Şalom] basılı yayın ihtiyacımızı bence yeterli [ölçüde karşılıyor]. Çok okuyan bir toplum değiliz maalesef.

Entelektüel toplumumuza yarasın diye karşı fikirlerin olacağı bir başka gazete olsaydı iyi olurdu belki. Ama benim için lüks.

THY dış hatlar uçuşlarında gazete dağıtımı ile ilgili bir yorumum yok. Zira statüsünü bilmiyorum. Düşünmedim. Ancak en azından müsaade edilirse kaşer yemek dağıtılıyorsa onunla birlikte bir Şalom ilave edilebilir.

Şalom’da bir zamanlar çalıştığımdan dolayı beni bu aileden sayıp ücretsiz Şalom yolluyorlar. Olmasaydı da abone olabilirdim. Ancak çok kişiyi abone ettim. Bu yüzden de hak ediyorum.

Gazeteden [ayrı olarak] bazen Facebook’ta yayınlanan bazı haber yazılarını Şalom okumayan kişilere veya geniş toplumdan arkadaşlarımın bilmesini istediğim yazıları paylaşabiliyorum.

 

Alp Allovi, 25, Web tasarım ve Sosyal Medya Yöneticisi, İstanbul

Şalom benim için Yahudi cemaati çalışanlarının seslerini ve düşüncelerini duyurma amacı ile kurulan bir basın organı.

[Şalom’u ilk ne zaman okuduğumu] malesef hatırlamıyorum. En son okuduğumda “İyi Yahudiler ve Kötü Yahudiler” başlıklı bir haber yayınlamışlardı.

[Şalom ile Yahudi kimliğim arasında] hiçbir bağ kuramıyorum. Etnik köken olarak Yahudi olsam da benim düşüncelerimi yansıtmayan bir gazete ve ben bir Yahudiysem düşüncelerimi yansıtmadığını düşünüyorum. Türkiye Yahudi toplumunda cemaat çalışanlarının düşüncelerini desteklemeyecek şekilde düşünen bir çok kişi mevcut, fakat bu kişilerin düşünceleri basılı yayında paylaşılmıyor.

[Şalom’un THY dış hat uçuşlarında bulunmaması bana] birşey hissettirmiyor.

Şalom’a abone değilim. Hiç bir yerden almıyorum. Çok uzun zamandır Şalom okumuyorum. Şalom benim için Yahudi Camaati çalışanlarının seslerini ve düşüncelerini duyurma amacı güden bir gazete olduğundan yanlı haber okumayı düşünmüyorum.

 

Viki Çiprut, 60, Emekli Gazeteci, İstanbul

Azınlıkların sahip olması gereken hakları, ifade özgürlüğünü hatırlatır bana Şalom… Demokratik bir toplumda bunların olmaması düşünülemez. Topluluğun kültürünü, dilini yaşatmak, geliştirmek için önemli bir araç… Şalom’un da bunu hakkıyla yerine getirdiğini düşünüyorum.

[Şalom’u ilk defa] çok küçükken [okudum]. Sanırım o yıllarda Şalom Kuledibi’nde bazı bayilerde de satılırdı. Babam, hangi sıklıkta hatırlamıyorum ama eve getirirdi… [Şalom’u ilk okuduğum zamandan beri] çok uzun zaman oldu -50 yılı aşkın- pek hatırlamıyorum, ama sanırım o yıllarda daha basit, entellektüel düzeyi daha düşük bir gazeteydi. Son yıllarda elime geçtiğinde epey gelişmiş buldum.

[Şalom’u] olması gereken, anlamlı bir yayın olmakla birlikte, kendi [Şalom ile Yahudi] kimliğim arasında doğrudan bir bağ kurmadım hiç bir zaman. Sadık bir okuyucusu değilim. Genel toplum beni daha çok ilgilendiriyor.

Malum toplumun [Şalom algısı] değişik kesimlerine göre değişir bu… Kimileri bir azınlık yayını olarak sempati duyar, kimileri nefret edebilir, kimileriyse habersizdir…

[Şalom’un faydaları ve eksikliklerine] yanıt verecek kadar takip etmiyorum [gazeteyi]. Yaşatılmalı ve geliştirilmeli tabii ki.

[THY dış hatlar uçuşlarında] diğer azınlık yayınları da, Şalom da bulundurulmalı. Yoklukları hak anlayışı kıtlığı. Ama nüfus oranını da düşnmek gerek.

[Şalom’a abone] değilim, almıyorum. Gazeteyi takip etmiyorum. Dediğim gibi genel toplum beni daha çok ilgilendiriyor. Bu yüzden müptelası olamadım herhalde.

 

Metin Damar, 39, Sigortacı, İstanbul

[Şalom bana] yayın hayatına her zaman devam etmesi gereken bir gazete[yi ifade ediyor].

[Şalom’u] ilk ne zaman okuduğumu hatırlamıyorum, bizim aboneliğimiz yoktu eve girmiyordu ancak çoğu gittiğim evde -akrabalar, arkadaşlar- görüp göz atıyordum.

[Şalom ile] duygusal bir bağım yok, azınlıkta olan kültürlerin, toplumların, insanların kendilerini özgürce ifade etmesi gerekliliğine inanıyorum.

Türkiye toplumunda birkaç büyük şehir dışında, az bir kesim haricinde bir [Şalom] algısı olduğunu düşünmüyorum, olsa bile çoğunluk tarafından nefret söylemi ile karşı karşıya kalabilir.

Fazla takip etmediğim için ve Yahudi toplumu ile çok iç içe yaşamadığım için, [Şalom’un Yahudiler’in] basılı yayın ihtiyacını ne ölçüde karşıladığı hakkında bir fikrim yok, fakat Türkiye gibi ifade özgürlüğünün çok az olduğu bir ülkede hitap ettiği toplumun sorunları ile ilgili muhalif dilinin en aza indirgendiğini varsayıyorum, bununla ilgili haksız sayılmazlar.

Kendi kültürleri ve toplumlarıyla ilgili Yahudilerin Türkçe kaynak bulması açısından faydası olduğunu düşünüyorum. Ladino dilinde bir köşesi olması, unutulmaya, bitmeye yüz tutmuş bir dil için az da olsa faydası var.

Siyasi bir gazete iddiası olduğu halde siyasete fazla girebildiğini düşünmüyorum.

[Şalom’un THY’de] neden satılmadığı[ndan] haberdar değilim, satılması engelleniyorsa zaten baştan aşağı sorun.

[Şalom’a] abone değilim, nereden alabileceğimi bilmiyorum ancak abone olmak istersem başvurabileceğim yerleri bulabilirim.

Gazeteyi takip etmiyorum, bazen internet sitesinden baktığım oluyor, basılı gazeteyi görebildiğim yerlerde okumaya çalışırım. Gazeteyi takip etmememin özel bir nedeni yok, kendi gündelik yoğunluğumdan olabilir. Ayrıca  Avlaremoz’a daha fazla ilgi gösteriyorum haftada bir iki kere siteye girip bakıyorum.

 

Luiz Yanti, 80, Emekli, Tel Aviv

[Şalom] bizim toplumumuzun haberlerini okumak için güzel vasıta. Yalnız, İspanyolca sayfaların kime ne yararı var ki? Yeni nesil öğrenmek istemiyor; eskiler zaten biliyor. Okuyanı kalmamış, konuşanı yok denecek kadar azalmış ve işitip anlayanı da az bulunan; yani can çekişmekte olan bir dili, suni teneffüs yaparak sağlığına kavuşturmak ne derece mümkün bilemiyorum? Zaten İbranice dışında, günlük kullanıma tekrar girebilen dil var mı? İspanyolca’yı zaten hiç ana dil olarak görmedik ki. Espri olarak “la lingua del baba” derdik. Bizim toplumumuz mizahı hep sevdi…

Çocukluğumuzda La Luz gelirdi evimize. Okul çağımıza geldiğimiz sonraki yıllarda, yabancı okullarda okuduğumuz için, kendimizi çok ileri gördüğümüzü ve daha çok, yabancı basınla haşır neşir olmayı tercih ettiğimizi söylemem lazım. Şalom’u, 70’lerde okumaya başladık. Bu yıllarda, Yahudi kimliğimizi hatırladık ve Şalom okuyarak bu kimliğimizi tekrar kucakladık.

Şalom şimdilerde daha renkli, daha eğlenceli oldu. Ancak habercilikten uzaklaşıp aktüelite, çocuk bakımı, sanat-eleştiri tipi konulara kaydı. Okumayı seven eskiler olarak haberi, televizyonda alelacele izlemek yerine, gazete ve mecmualardan sindire sindire okumayı tercih ediyoruz.

[Şalom’u] Türk Yahudi toplumu olarak var oluşumuzun simgesi olarak görüyorum. Yahudi cemiyet havadis ve ilanlarını ilgiyle takip ediyoruz. Bunların dışında Şalom’da yer verilen başka bazı haberler bilinenlerin tatlı tekrarı olsa da, bunları da zevkle okuyoruz.

Türkiye’de yaşayan Yahudiler olarak bizler de Türk toplumuyla iç içeyiz; onun bir parçasıyız. Bu nedenle, bizim toplulumuzda da kültür, bilim, sanat, kitap düşkünlüğünü ne yazık ki pek fazla göremiyoruz.

Genç toplum Şalom sayesinde bayramlar hakkında kulaktan dolma bilgiler yerine, daha doğru ve düzgün bilgiler ediniyor. Şalom kendine göre sempatik ve yararlı bir yayın.

[Şalom’un THY dış hatlar uçuşlarında yer almaması] hiç fark etmiyor. Zaten herkesin ayrılmaz bir parçası olan; ilgisini, merakını, zamanını, zihnini yönlendireceği eğlencesi telefonları var artık yanlarında. Bu nedenle yer almaması eksi olmadığı gibi; yer alsaydı da bir artı değeri olmayacaktı bence.

Şalom’a aboneyiz.

 

Bunları da beğenebilirsiniz...