Kaybolan Yahudi Mirası: Yel Değirmeni – Haydarpaşa (1) – Ortaköylü Mişon

Galatasaray, Saint Joseph ve Musevi Lisesi’nin efsanevi hocası merhum Yomtov Garti

Kadıköy Sinagogu’nun emektarı, hayırsever insan merhum Salamon Seviş

Ve bu semte gönül vermiş adını burada sayamadığımız diğer tüm Kadıköylülere ithaf olunur…

Yomtov Garti ve öğrencileri

Geçtiğimiz kış bir Şabat günüydü. Haydarpaşa Hemdat İsrael Sinagogu’nda her Şabat günü toplanan, bu sinagoga gönül vermiş insanların arasında yer almak, Yel Değirmen’ini Haydarpaşalı Yahudiler ile solumak üzere iskeleden inip ara sokaklardan sinagoga doğru yol almıştım. Dua ve kahvaltı sonrasında “Haydarpaşa’da Geçen Yüzyılımız” kitabının derleyeni, Yel Değirmeni sevdalısı Anri Niyego ile sözleşmiştik. Ricamı kırmamış, bu semtin Yahudi mirasını bir sonraki nesle aktarabilmek için ev ev, mahalle mahalle iki saat kadar sürecek gezimize başlamıştık. Tıpkı Galata, Hasköy ve Balat gibi “soylulaştırma” akımından nasibini almış bu semtimizde de neredeyse adım başı Yahudi toplumunun yoğun yaşadığı ilk konut örneklerini görmek, artık yerlerinde olamasalar da doktorundan manavına bakkalından eczacısına bu sokakların Yahudi mirasını tanımak bu semtle aramda bir bağ kurmama yetmişti. Geçtiğimiz hafta ise ilk defa öğrendiklerimi dostlarımla paylaşmak üzere Kadıköy- Yel değirmeni turundaydık. Bazen bir evin kapısının üzerindeki harflerden, binaların üslubundan burada Yahudi toplumunun yaşadığını hemen anlamıştık. Birileri bu topraklarda 2500 yılı aşkın süredir yaşamış Yahudileri unutturmaya çalışıp, ruhsuz beton yerleşmeleriyle kendi düzenlerini dayatsa da, bu şehre gönül vermiş olan bizler burada olduğumuz sürece çok renkli İstanbul’umuzu anlatmaya devam edeceğiz.

Nereden geldik Yel Değirmeni’ne?

Bahçekapı Semti’nden 1597 yılından itibaren Safiye Sultan’ın emri ve Yeni Camii inşaatı nedeniyle istimlak edilen Yahudiler ’in büyük çoğunluğu Haliç’in Kuzey ve Güney kıyıları olan Hasköy, Balat ve Kâğıthane’ye doğru yerleşmişlerdi. Zamanla buradan Galata’ya taşınan Yahudi toplumu bu kez Galata’da çıkan veba salgını nedeni ile de Ortaköy ve Kuzguncuk Dağ Hamamı’na doğru göç etmişlerdi. 1872 yılında Kuzguncuk Dağ Hamamı’nda çıkan yangın ise Yahudi toplumundan Yel Değirmeni’ne ciddi bir göçe sebep vermiştir. Yel Değirmeni’nde bu tarihten evvel de Yahudilerin yaşaması bir tercih sebebiydi. 1800’lü yılların sonlarında 200 hane olan Yahudi nüfusu 1921 yılında 450 haneye ulaşırken günümüzde yaşamını bu semtte sürdüren Yahudiler iyice azalmıştır.

Sultan II. Abdülhamit’e teşekkür edilen Sinagog: Hemdat Israel

Yahudi toplumu Yel Değirmeni’ne taşındıktan kısa bir süre sonra Uzun Hafız ve İzzettin Sokağı arasında kalan bitişik iki arsayı satın almış ve bu durum Yel Değirmeni’nde hali hazırda yaşamakta olan Rum ve Ermeni toplumlarında huzursuzluk yaratmıştı. Belirtilen arsaya Sinagog yapılacağını duyan Rum ve Ermeni toplumu ile Yahudiler arasında kanlı kavgalar yaşanmış ve II. Abdülhamit’in göz doktoru olan Elias Kohen Paşa’nın durumu padişaha iletmesi ile Selimiye Kışlası’ndan gelen askeri birlikler kavgayı sonlandırmıştı.

1895 yılında Padişah fermanı ile izin verilen sinagog yapımının projesi Boris Lekav isimli Avusturyalı mimara hazırlatılmıştı. Yahudi toplumunda taş oymacılığı genelde olmamasına rağmen özellikle bu sinagogda semtin ihtişamına yakışır bir bina yapmak istemişlerdi.

Sinagogun eksikleri tamamlanarak 1899 yılında resmen açılması ile birlikte “Hemdat Israel” “Israiloğulları’nın şefkati” adı verilmiştir. Burada Hemdat kelimesinin İbranice Het-Mem-Dalet ve Tav sessiz harfleri ile Hamid’i oluşturan sessiz harflerin de kullanılması şeklinde Sinagog bir anlamda Sultan II. Abdülhamit’in adını da almış ve kendisine teşekkür edilmişti.

Conde Nast seyahat dergisi tarafından seçilen dünyanın en güzel sinagoglarına, Türkiye’den Edirne Sinagogu ile girmiş bu görkemli mabedin çeşitli süslemelerinin yanında ortadaki avize de tüm ihtişamıyla kendini gösterir. Yıldız Sarayı Baş Mücevhercisi Aronaçi Efendi tarafından Moda’daki evinden alınıp getirilen avizenin bir eşi de Dolmabahçe Sarayı’nda bulunmaktadır.

Kimdir bu Yel Değirmenli Yahudiler?

Varlık Vergisi’nin Kurbanlarından Soryano Eczanesi

Yel Değirmeni’nde 1900’lü yılların başından 1921’de aynı bölgedeki eczanelerin birleştirilmesi kanununa dek üç eczane bulunmaktaydı. Rozano ve Tatlıyan eczanelerinin birleşmesinden sonra semtin tek eczanesi Sinagogun arka bölümündeki Soryano Efendi’nin eczanesiydi. Soryano Efendi acısız iğne yapması, ilaç siparişlerini zamanında ulaştırmasından tüm semtin çok sevdiği bir karakterdi. Ancak Varlık Vergisi döneminde eczanesini satmak zorunda kalmış ve yıllarca eczaneyi satın alan beyin yanında kalfa olarak çalışmak zorunda kalmıştı.

Dr. Albert Benozio’dan Benozio Kafe’ye…

Yel Değirmeni’nin Uzun Hafız Sokağı’nın Karakol hane Caddesi’yle kesiştiği sol üst köşedeki evini hem ev hem de muayenehane olarak kullanmış Dr.Benozio’nun adı şu sıralar asıl katları boş olan binada eski Bakkal Albert’in dükkânının kafeye çevrilmesi ile yaşatılıyor. Aynı sokakta bir zamanlar Jak Usta’nın lostra dükkânı da bulunmaktaydı. Umarım sırf Dr. Benozio’nun ismi ile kafe yaşatılmakla kalmaz, bu tarihi miras da evin restore edilmesi ile günümüze kazandırılır.

Salamon Seviş

“Superman’lerin gerçek hayatta da var olabileceklerine kanıt merhum Salamon Seviş

1927 yılında Hasköy’de doğan Salamon Seviş askerlik hizmeti sonrası Zülfaris Sinagogu’nun sokağında Tevekkül Sokağı’nda terzilik yapmaya başladı. 1952 yılında ise Haydarpaşa’ya yerleşti. Gençlik yıllarında terzilik mesleği ile uğraşan Seviş 1960’lı yıllara gelindiğinde ise Kadıköy Adliyesi sırasında beyaz eşya ticaretine atılmış ve Arçelik bayiliği yapmaktaydı. Modalı yazar ve karikatürist İzel Rozental 1995 yılında Şalom Gazetesi’ndeki karikatüründe Salamon Seviş’i Süpermen olarak tasvir eder. Şüphesiz bugün bu semtte büyümüş kime sorsanız Salamon Bey’in Hemdat İsrael Sinagogu’nun geleceğe aktarılması için yaptığı fedakâr çalışmaları sizlere uzun uzun anlatır. Anri Niyego, Salamon Ağabeyi anlatırken “derdi olan kendini onun dükkânında bulurdu” diye bahsederken, yazar Mario Levi ise bir keresinde hatıralarında Salamon Seviş’in kendisini Şabat sabahları minyan yetmediği durumlarda nasıl uyandırıp Sinagoga çağırdığını büyük bir keyifle anlatmıştı. Ne mutlu ki Rahmetli Salamon Seviş’in mirası Türk Yahudi toplumunda kızı Tuna Alkan ve oğlu Nedim Seviş tarafından devam ettiriliyor. Salamon Seviş hayat felsefesini İzel Rozental’e dört kelime ile özetlemiş : “Takma kafanı, rahat yaşa!”

Kadıköy Belediyesi’ne bir çağrımız var!

Yel Değirmeni’nin Yahudi mirasını anlatmaya ne bu satırlar yeter ne de bu semte adını vermiş herkesi tek bir yazıda anlatabiliriz. O zaman bugünlük burada bırakalım, gelecek yazılarımızda Yel Değirmeni’ndeki Yahudi okulundan, keyifli anılardan ve tabii ki burada yaşamış şahsiyetlerden bahsetmeye devam edebiliriz… Kim bilir şimdilerde bir kısmı İsrael’de, Amerika’da yaşayan eski Yel Değirmenliler de belki anılarını bizlerle paylaşırlar…

Ancak hazır Yel Değirmeni demişken, buradan Kadıköy Belediyesi’ne bir çağrımız var. Nasıl ki Gezi Parkı olaylarında hayatını kaybetmiş yavrularımızın adlarını, Kadıköy’le bütünlemiş sanatçılarımızın hatıralarını bu semtte yaşatıyoruz neden Yahudi mirasını da yaşatıp gelecek nesillere aktarmayalım?

Gelin hep birlikte Yel Değirmeni’nde bir sokağa Yomtov Garti’nin adını verelim!

Gelin Mario Levi’nin yıllarca oturduğu hatıralarının bulunduğu evi onun ismiyle bir sanat merkezine dönüştürelim!

Gelin artık birçoğu aramızda olmasa da Yahudi mirası evlerinin, dükkânların hikâyelerini birer kitabe ile bile olsa sokaklarda yaşatalım!

Gelin hep birlikte bu semtimizde Yahudi mirasının tekrardan yeşermesine katkıda bulunalım!

Hocaların hocası Yomtov Garti ortada Dora ve Anri Niyego

Sizleri de Yel Değirmeni’ne bekleriz!

Yel Değirmeni – Kadıköy Yahudi mirasını yakından tanımak, Yel Değirmeni’nden Moda’ya yaşayan tanıklıkların izinde tarih içerisinde bir yolculuğa çıkmak isterseniz sizleri 23 Temmuz 2017 Pazar günü Şalom Gazetesi yazarı ve Profesyonel Tur Rehberi Mois Gabay tarafından düzenlenen Yel değirmeni – Kadıköy turuna bekleriz. Rezervasyon için facebook/istanbultukenmeden veya [email protected] adresine mesaj atarak kayıt olabilirsiniz. İstanbul tükenmeden hepinizi keşfe bekleriz!

Bunları da beğenebilirsiniz...