Kazanda pişirilen son misyoner provokasyonu – Akif Beki

Kaynak: Hürriyet

ÖNCE İsrail’in Jerusalem Post gazetesinde bir haber çıkıyor. Musevi vatandaşların Türkiye’den kaçmaya başladığına dair bir haber.

Ardından bir sabah Şişli sokaklarında tuhaf bir afişle karşılaşıyorsunuz.

 

‘Yahudi uşakları’nın tuzaklarına karşı Müslümanları uyanık olmaya çağıran bir afiş.

 

Tecrübeli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak bu işaretleri neye yorarsınız?

 

Herhalde hayra değil. Yine bir şerrin sinsice yaklaşmakta olduğunu düşünmez misiniz?

 

Hürriyet

 

***

 

Feriköy ve Kurtuluş gibi semtlerde asılan şu korsan afişe bakın.

 

“Yehova Şahitlerinin tuzaklarına inanmayın” diye başlıyor.

 

“Yahudi uşağı olan Yehovacıların misyonerlik faaliyetlerine kanmayın” diye gidiyor.

 

Ve “Uyan ey Müslüman kardeşim. Bu insanlar İslam dinini yok etmeye çalışıyor” diye de bitiyor.

 

‘Din elden gidiyor’ çağrısının altındaki imza kimin dersiniz?

 

‘Evlad-ı Osmanlı’ yazıyor.

 

İmza gizemli ama kallavi de bir tuğrası basılı yanı başında.

 

***

 

Bayram değil seyran değil…

 

Yehova Şahitleri’nin esamisi bile okunmuyor…

 

Gündemde ne misyonerlik faaliyetleri var ne de bundan yakınan…

 

Canlı bir tartışma mevzusu olsa hadi neyse…

 

Ama ortada fol yok, yumurta yok…

 

Nereden çıktı şimdi bu afiş?

 

NEYİ KAŞIDIKLARINI BİLİYORLAR

 

Twitter’da rastladım afişe. Bir Şişli sakini, belediyenin hesabına şikâyet ediyordu. Temizlenmesi ve polise bildirilmesi için.

 

Şayet birkaç gün önce Fehmi Koru’nun haber sitesi ocakmedya.com’da o haberi okumamış olsam, üstünde durmayabilirdim.

 

Ama Jerusalem Post kaynaklı o haberle birleştirince, gözlerim açılmasın mı…

 

“Bizden duymuş olmayın; Musevi vatandaşlar yavaş yavaş aramızdan ayrılıyor”başlığıyla anons edilmişti haber.

 

***

 

Meğer 2 bin 500’den fazla Musevi vatandaşımız, İspanyol vatandaşlığına geçmek için başvurmuş.

 

Yüzlercesi de Portekiz vatandaşlığı almak üzere girişimde bulunmuş.

 

Geçen yıl İsrail’e göçenlerin sayısı da 250 civarındaymış.

 

Zaten toplam nüfusu 17 bine dayanan Musevi cemaatinin yüzde birine tekabül ediyor hepsi.

 

Şöyle bir detay da var; vatandaşlık müracaatı yapanların amacı, bugünden yarına hemen Türkiye’yi terk etmek değilmiş.

 

Fakat güvende hissetmedikleri için, B planı olarak ellerinin altında bulunsun istiyorlarmış.

 

***

 

O karanlık afiş, işte bu noktada önem kazanıyor.

 

Birileri, diken üstündeki Musevi vatandaşların korkularını kaşımıyor, tedirginliklerini körüklemiyorsa…

 

Kendilerini güvende hissedenlerin de güven hislerini yok etmeye, huzurlarını kaçırmaya çalışmıyorsa…

 

Türkiye’de gerçekten İslam’ın tehlikede olduğuna, Yehova Şahitleri’nin dinimizi elimizden aldı alacak duruma geldiğine inanmamız gerekmez mi?

 

Açılan onca imam hatibe, dini hayatı özendiren politikalara, onca dindar nesil projelerine rağmen hâlâ 3-5 misyonerden çekinmemiz gerekmez mi?

 

Her fırsatta imanının sağlamlığıyla övündüğümüz halkın, iki lafa kanıp hemen dininden vazgeçeceğine ihtimal vermemiz gerekmez mi?

 

SONUNU DAHA ÖNCE GÖRMÜŞTÜK

 

En son anti-misyonerlik kampanyaları yürütüldüğünde neler yaşandığını da unutmayın.

 

‘Apartman altlarına kiliseler açılıyor, yer gök misyoner kaynıyor, uyanın’ dolduruşları, ne vahşetlerle sonuçlanmıştı.

 

Trabzon’da rahip Santoro cinayetini, ardından Malatya’daki hunhar misyoner katliamını hatırlayın…

 

Beliren işaretler hayra alamet mi, değil mi; ondan sonra karar verin.

 

***

 

Umarım Emniyet, korsan afişlerle ilgili ihbarı dikkate alıp harekete geçmiştir.

 

Her tecrübeli vatandaş bilir ki arkası iyi gelmiyor bu tahriklerin.

 

Karanlık kazanlarda ne pişiriliyor, hangi provokasyonun altı ısıtılıyor, nasıl bir tezgâha zemin hazırlanıyor, asıl ona karşı uyanık olma zamanı.

 

Musevi vatandaşları kaçırtmanın amacı, olsa olsa Türkiye’yi tuzağa düşürmek, oyuna getirmektir.

 

Uyanacaksan işte buna uyan, ey ehl-i vatan.

Bunları da beğenebilirsiniz...