3 Mart 1942 – Purim’de Yahudiler ölüm merkezlerine gönderildi

Alman askerleri, 74 yıl önce bugün, 3 Mart 1942’de Zychlin gettosundaki Yahudileri Chelmno kampına gönderiyordu. Naziler, bu işlemi Yahudi bayramı Purim’e denk gelecek şekilde planlamıştı.

ROSER 1 (Chip)

Nazi rejimi, Doğu Avrupa’nın etnik gruplarını II. Dünya Savaşı kapsamında zorla yeniden düzenlemek için raylı sistemi tek taşıma yolu olarak kullanıyordu. 1941’de Nazi liderleri Avrupa’daki Yahudilerin toplu katliamını hedefleyen “Nihaî Çözüm” planını uygulamaya karar verdi. Alman yetkilileri Yahudileri evlerinden sürmek ya da Doğu Avrupa’ya aktarmak için kıtadaki raylı taşıma sistemlerini kullandılar. Alman yetkililer, Yahudileri özel olarak inşa edilmiş ölüm merkezlerinde düzenli olarak öldürmeye başladıktan sonra Yahudileri bu tesislere trenle ya da tren yolunun olmadığı ya da kısa mesafedeki yerlerde kamyonla ya da yürüyerek aktardılar.

YETKİLİLERİN TRENLE TOPLU TAŞIMALARI PLANLAMASI

20 Ocak 1942’de Berlin yakınlarında gerçekleşen Wannsee Konferansı’nda SS, Nazi Partisi ve Alman devlet yetkilileri bir araya gelerek Avrupalı Yahudilerin Polonya’nın Alman işgali altındaki bölgelerinde işler durumdaki ya da inşa aşamasındaki ölüm merkezlerine (“imha kampı” olarak da bilinir) nasıl aktarılacağını görüştüler. Konferansın katılımcıları, “Nihaî Çözüm” planının İrlanda, İsviçre, Türkiye ve Büyük Britanya gibi Alman denetimi altında olmayan uluslardakiler de dahil toplam 11 milyon Yahudiyi etkileyebileceğini öngörüyordu.

Bu boyuttaki bir sürülme işlemi, Reich Güvenlik Baş Dairesi (Reichssicherheitshauptamt–RSHA), Düzen Polisi Baş Dairesi, Ulaşım Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı gibi çeşitli resmî dairelerin kurulmasını gerektiriyordu. Sürülme işlemlerini RSHA ya da bölgesel SS ve polis komutanları planlamış ve genellikle de yönetmiştir. İşgal edilen bölgelerdeki yerel destekler ya da işbirlikçileri tarafından güçlendirilen Düzen Polisi, Yahudileri toplayarak ölüm merkezlerine aktardı. Tren programlarını RSHA’nın IV B 4 departmanı ile birlikte çalışan ve SS Yarbayı Adolf Eichmann tarafından yönetilen Ulaşım Bakanlığı hazırladı. Dışişleri Bakanlığı, Almanya’nın Mihver ortaklarıyla görüşerek Yahudi vatandaşlarının tutuklanıp Almanya’ya aktarılmaları konusunda anlaştı.

Almanlar niyetlerini gizlemeye çalıştılar. Sürülme işlemlerini, Yahudileri “Doğu”daki işçi kamplarına göndererek nüfusu “yeniden düzenleyecekleri” bahanesiyle gerçekleştiriyorlardı. Aslında “Doğu’ya gönderme,” toplu katliam merkezlerine aktarma için kullanılan üstü kapalı bir deyişti.

AKTARMA TRENLERİ

Alman demir yolu görevlileri sürülme işlemleri için hem yük, hem de yolcu trenlerini kullandılar. Yetkililer sürülenlere genellikle yol boyunca yiyecek ya da içecek vermiyor, hatta diğer trenlerin geçmesini beklerken tren rampalarında günlerce bekletiyorlardı. Mühürlü yük arabalarına tıkılan ve kalabalıktan ezilmemeye çalışan esirler, yaz mevsiminin aşırı sıcaklarına ve kış mevsiminin dondurucu soğuklarına dayandılar. Kendilerine ihtiyaçlarını görmeleri için bir kovadan başka bir şey verilmemişti. Sürülenlerin aşağılanmalarına ve acılarına bir de idrar ve dışkı kokuları eklenmişti. Sürülen birçok kişi, trenler varış noktalarına ulaşmadan açlık ve susuzluktan hayatını kaybetti. Silahlı polis muhafızları taşıma işlemlerine eşlik ediyordu; kendilerine kaçmaya çalışanları vurmaları emri verilmişti.

1941 Aralık ve 1942 Temmuz tarihleri arasında SS ve polis yetkilileri, Alman işgali altındaki Polonya’da beş ölüm merkezi inşa etti. Bunlar Chelmno, Belzec, Sobibor, Treblinka 2 (Treblinka 1, Yahudiler için zorla çalışma kampıydı) ve Auschwitz II olarak da bilinen Auschwitz-Birkenau kamplarıydı. Polonya’nın Almanya tarafından doğrudan ilhak edilmemiş, Doğu Prusya’ya ya da Alman işgali altındaki Sovyetler Birliği’ne katılmamış olan bölgeye Genel Hükümet adı veriliyordu. Bu hükümetin Lublin Bölgesi’ndeki SS ve polis yetkilileri, “Reinhard Operasyonu” kapsamında esirlerin Belzec, Sobibor ve Treblinka kamplarına sürülmelerini planlayıp yönetmiştir.

KURBANLAR

Belzec’teki başlıca kurbanlar Doğu ve Güneydoğu Polonya’dan gelen Yahudilerdi. Bunun yanı sıra 1941 Ekim’inden 1942 yazına kadar sözde Büyük Almanya İmparatorluğu’ndan (Almanya, Avusturya, Südet ve Bohemya ve Moravya Protektorası) Lublin bölgesine sürülen Yahudiler de çoğunluktaydı. Alman yetkililer, 1943 yılının bahar ve yaz mevsimlerinde Fransız ve Hollandalı Yahudileri ve aynı yılın yaz mevsimi sonunda Belarus ve Litvanya gettolarından getirilen küçük Sovyet Yahudisi gruplarını da Sobibor ölüm kampına aktarmıştır. Genel Hükümet’in Varşova ve Radom bölgelerindeki ve Bialystok yönetim bölgesinden gelen Yahudiler, Treblinka 2’ye aktarılmış ve burada SS ve polis yetkilileri tarafından öldürülmüşlerdir. Alman yetkililer Lodz gettosunda hayatta kalan Roman ve Sinti’lerin yanı sıra gettodaki çoğu Yahudiyi, 1942 Ocak ayı ve 1943 baharı arasında, daha sonra ise 1944 yazı başlarında Chelmno’ya sürdü.

Auschwitz-Birkenau ölüm merkezi, Almanların 1943 ve 1944’te Avrupalı Yahudileri öldürme planlarında önemli rol oynamıştır. 1943 kışı sonlarında yola çıkan trenler düzenli olarak Auschwitz-Birkenau’ya gidiyor, hemen hemen Alman işgali altındaki tüm ülkelerden (Norveç’in kuzeyinden Türkiye’nin güney kıyısı açıklarındaki Yunan Rodos adasına, batıdaki Fransız Pilene dağ sırasından Alman işgali altındaki Polonya ve Baltık devletlerinin en doğu bölgelerine kadar) topladığı Yahudileri taşıyordu. Lublin yakınlarında bulunan ve Majdanek adıyla bilinen başka bir toplama kampı, hedeflenen Yahudi ve Yahudi olmayan esir gruplarını gaz odalarında ve başka yöntemlerle öldürmek için kullanıldı.

Almanlar beş ölüm merkezinde yaklaşık 3 milyon Yahudiyi katletti.

BATI VE KUZEY AVRUPA

Alman yetkililer ve yerel işbirlikçiler Batı Avrupa’daki Yahudileri aktarma kampları aracılığıyla Fransa’daki Drancy, Hollanda’daki Westerbork ve Belçika’daki Mechelen (Malines) gibi kamplara gönderdi. Fransa’dan sürülen yaklaşık 75.000 Yahudinin, 65.000’den fazlası Drancy kampından Auschwitz-Birkenau’ya ve yaklaşık 2.000’i Sobibor’a gönderildi. Almanlar Hollanda’dan 100.000’den fazla Yahudi sürdü. Bunların neredeyse tamamı Westerbork’tan geliyordu. 60.000 kadarı Auschwitz’e, 34.000’den fazlası da Sobibor’a gönderildi. 1942 Ağustos ve 1944 Temmuz tarihleri arasında 28 tren, 25.000’den fazla Yahudiyi Belçika’dan Mechelen aracılığıyla Auschwitz-Birkenau kampına aktardı.

Almanlar, 1942 sonbaharında yaklaşık 770 Norveçli Yahudiyi ele geçirerek gemi ve trenle Auschwitz’e sürdü. 1943 Eylül’ünde Danimarkalı Yahudilerin sürülmesi girişimi, toplama hakkında öncesinde uyarılan Yahudilerin Danimarka direnişi nedeniyle başarısız oldu. Bu sayede Danimarkalı Yahudiler toplu olarak tarafsız İsviçre’ye kaçtı.

GÜNEY AVRUPA

Almanlar Yunanistan, İtalya ve Hırvatistan’daki Yahudileri sürdüler. 1943 yılının Mart ve Ağustos ayları arasında SS ve polis yetkilileri Kuzey Yunanistan’daki Selanik’te bulunan 40.000’den fazla Yahudiyi Auschwitz-Birkenau kampına sürdü. Burada kampa varmalarının hemen ardından kamp yetkililerince gaz odalarında katledildiler. Almanlar, 1943 Eylül’ünde Kuzey İtalya’yı işgal ettikten sonra yaklaşık 8.000 Yahudiyi sürdü. Bunların çoğu Auschwitz-Birkenau’ya gönderildi. Alman yetkililer, Hırvat Mihver ortaklarıyla yaptıkları bir antlaşmayı temel alarak yaklaşık 7.000 Hırvat Yahudisi’ni tutuklayarak Auschwitz-Birkenau’ya sürdü.

Bulgar jandarma ve askerî birlikleri, eskiden Yugoslavya’nın bir parçası olan, Makedonya’nın Bulgaristan işgali altındaki bölgelerinde yaşayan yaklaşık 7.000 Yahudi sakinini toplayarak Üsküp aktarma kampı aracılığıyla diğer kamplara gönderdi. Bulgar yetkililer Bulgar işgali altındaki Trakya’da yaşayan yaklaşık 4.000 Yahudiyi Bulgaristan’daki iki toplama noktasında bir araya getirerek Alman yetkililere teslim etti. Bulgaristan toplamda 11.000’den fazla Yahudiyi Alman işgali altındaki bölgelere gönderdi. Alman yetkililer bu Yahudileri Treblinka 2 kampına göndererek gaz odalarında katletti.

ORTA AVRUPA

Alman yetkililer Büyük Alman İmparatorluğu’ndan gelen Yahudileri 1941 Ekim’inde sürmeye başladı. Bu sırada ölüm merkezlerinin inşası henüz planlanma aşamasındaydı. Alman yetkililer, 15 Ekim 1941 ve 4 Kasım 1941 tarihleri arasında 20.000 Yahudiyi Lodz gettosuna gönderdi. Ayrıca, 8 Kasım 1941 ve Ekim 1942 tarihleri arasında Büyük Alman İmparatorluğu’ndan gelen yaklaşık 49.000 Yahudi Riga, Minsk, Kovno ve Raasiku’ya gönderildi. Bu şehirlerin hepsi Reich Commissariat Ostland’da (Alman işgali altındaki Belarus, Litvanya, Letonya ve Estonya) bulunuyordu. SS ve polis yetkilileri sürülenlerin büyük bir çoğunluğunu Reich Commissariat Ostland’a varmalarının hemen ardından vurdu. Alman yetkililer, 1942 yılının Mart ve Ekim ayları arasında yaklaşık 63.000 Alman, Avusturyalı ve Çekoslovakyalı Yahudiyi Varşova gettosu, Krasnystaw ve Izbica aktarma kampları/gettoları ve Sobibor’daki ölüm merkezi dahil Lublin bölgesinin çeşitli yerlerine gönderdi. Lodz ve Varşova gettolarında yaşayan Alman Yahudileri daha sonradan Polonyalı Yahudilerle birlikte Chelmno, Treblinka 2 ve 1944’te de Auschwitz-Birkenau’ya gönderildi.

Doğrudan Büyük Alman İmparatorluğu’ndan gelen Yahudileri taşıyan ilk tren, 18 Temmuz 1942’de Viyana üzerinden Auschwitz’e ulaştı. Alman yetkililer, 1942 Ekim–1945 Ocak tarihleri arasında Büyük Alman İmparatorluğu sınırları içinde kalan 71.000’den fazla Yahudiyi Auschwitz-Birkenau’ya sürdü. Almanlar yaşlı ya da göze çarpan Yahudileri Almanya, Avusturya, Bohemya ve Moravya Protektorası ve Batı Avrupa’dan Theresienstadt gettosuna sürdü. Burası aynı zamanda doğuya, çoğunlukla Auschwitz-Birkenau’ya giden trenler için bir aktarma kampı görevi görüyordu.

1944 yılının Mayıs ve Temmuz ayları arasında Macar jandarma birlikleri Alman güvenlik polisi yetkilileriyle işbirliği yaparak Macaristan’dan yaklaşık 440.000 Yahudiyi sürdü. Bu kişilerin çoğu Auschwitz-Birkenau’ya gönderildi. Slovak yetkililer ise Almanlarla işbirliği yaparak 50.000’den fazla Slovakyalı Yahudiyi Auschwitz-Birkenau ve Majdanek toplama kamplarına sürdü. Birkenau’daki gaz odalarında öldürülmek için seçilen ilk Yahudiler, Slovakya’dan gelenlerdi. Alman SS ve polis yetkilileri 1944 sonbaharındaki Slovak isyanı sırasında 10.000 Slovakyalı Yahudiyi Auschwitz-Birkenau’ya sürdü. Bu sürme hareketi bir ölüm merkezine yapılan en son büyük çaplı hareketti.

1942 Mart ve 1943 Kasım tarihleri arasında SS ve polis birlikleri yaklaşık 1.526.000 Yahudiyi Reinhard Operasyonu’nun Belzec, Sobibor ve Treblinka ölüm merkezlerine gönderdi. Bunların büyük bir çoğunluğu trenle gönderilmişti. SS ve polis yetkilileri, 8 Aralık 1941 ve Mart 1943 tarihleri arasında ve tekrar 1944 yılının Haziran-Temmuz aylarında, yaklaşık 156.000 Yahudi ve birkaç bin Roman ve Sinti’yi tren ya da kamyonla ya da yürüterek Chelmno’daki ölüm merkezlerine gönderdi. Alman yetkililer, Mart 1942 ve Aralık 1944 tarihleri arasında yaklaşık 1.1 milyon Yahudi ve 23.000 Roman ve Sinti’yi Auschwitz-Birkenau’ya sürdü. Bunların büyük bir çoğunluğu trenle taşındı. Reinhard Operasyonu ölüm merkezlerinde 500’den daha azı hayatta kalabildi. Chelmno’ya yapılan aktarmalar sonucunda yalnızca birkaç Yahudi hayatta kalabildi. Auschwitz-Birkenau kampına varmalarından hemen sonra zorunlu çalışma için seçilmeleri sayesinde yaklaşık 100.000 Yahudinin hayatta kalmış olabileceği düşünülüyor.

Kaynak: United States Holocaust Memorial Museum, Washington, DC

 

 

Bunları da beğenebilirsiniz...