Hayri Çavuş’un Not Defteri: ”2015’i nasıl bilirdiniz?”

Hayri Çavuş buralarda yaşar. Gözlem yapar, bazen gözlemlerini not alır. Bazen de notlarını buraya aktarır.

 

2015’i nasıl bilirdiniz?

 

“2015 i nasıl hatırlıyorum?” diye düşündü Hayri Çavuş. Aklına gazetelerde okuduğu korkunç şeyler geldi. Kastettiği bu değildi, Yahudi’ye sormaya karar verdi. “Ey Yahudi 2015’ten ne hatırlıyorsun?”

 

Yahudi, hemen heyecanla anlatmaya başladı:

 

Aralık ayında Hanuka bayramının son gününü Ortaköy meydanında kutladık. Bu yıllardır kendi içinde kapalı yaşayan Türkiye Yahudileri için belki de bir dönüm noktasıydı. Görünürlüğe dönüş. Dönüş demek ne kadar doğru biraz tartışmalı, çünkü görünür olduğumuz günleri eski gazete kupürlerinden biliyoruz, biraz da büyüklerimizin anlattıklarından. Gerçekten çekinmeden görünürlüğü yaşamış çok fazla kişi de kalmadı etrafta. Yine de muhteşem bir şeydi. Büyük bir sahnede büyük bir hanukiya ( bu bayramda mum yakılan 9 kollu şamdan) ve şarkılarımız vardı. Judeo Espanyol dilinde şarkılar, hatta hicaz, nihavent ve başka makamlarda İbranice ilahiler bile hepsi kocaman hoparlörlerden bütün meydanda duyulabiliyordu.

ortakoy_hanuka_cocuk

Törende sıra ile anons edildikçe gelip birer mum yakan mühim eşhas, konuşmalar, konuşmalar. Sonuncu mumu orada bulunan bütün çocuklara yaktırdılar. Geleceğimizi temsil ettikleri için. Konuşmalara dönecek olursak neredeyse tamamı gazetelerde yayınlandı. Hanuka’nın ne bayramı olduğunu da anlatan, -tüm gazetelerde bir örnek- birbirlerinden kopyala yapıştır bilgiler ile birlikte. Konuşmalardan aklımda kalan sözler, Türk Yahudi Cemaati Başkanı İshak İbrahimzadeh’ten gelenlerdi. “Bugün burada büyük bir mucize oldu” dedi İbrahimzadeh. Yahudiler ne olduğunu anladı da sonradan haberi okuyanlar tam sırrına vakıf olamadılar. Hiçbir fedakârlıktan kaçınmayarak haber metinlerinde bulamayacağınız detayı, siz değerli okuyucularımız için, buraya ekleyelim:

 

Hanuka bayramı’nın sembollerinden birisi de baş harfleri çocuklara bu bayramda verilen topacın üzerinde yazan “Orada Büyük Mucize Oldu” cümlesi. (İbranice : Nes Gadol Aya Şam)

Hanuka bayramının büyük mucizesini şimdilik atlayalım, (öyle ya basınımız gelecek yıl da Hanuka yazısı yazacak gibi görünüyor o zamana kadar bunu öğrenmek te onlara ödev olsun) Ortaköy’deki mucizeye bakalım:

 

Ortaköy’deki mucize, ne Beşiktaş Belediye Başkanının ev sahipliği, ne de törene katılanların davete icabetleriydi bana kalırsa. (Mucize dediğin zaten öyle kör gözüm parmağına ortalıkta dolaşmaz, minik bir şeydir.) Mucize, Türkiyeli Yahudilerin artık meydanda bayram kutlama zamanının geldiğine ikna olmaları. Kolay olmadı tabii, çoğunun ilk tepkisi, çok yerleşik kayadez (Judeo -Espanyol: suskunluk, ketumiyet) kültürünün dışa vurumu ile ”ne gerek var? İş açmayalım başımıza! “ minvalindeydi. Yazının burasında “Başa açılacak iş ne olabilir ki” sorusunu atlıyor, soranları İnternet’te bulabilecekleri başka bloglara yönlendiriyoruz.

 

İşte bu her seferinde yerli yersiz kendini tekrar üreten, sonuçta da tüm davranışları esir alan, “Susalım fazla ortalıkta görülmeyelim” davranış kalıbı, -dilerseniz duvarı da diyebilirsiniz- yıkıldı. Mucize tanımlamasını bu yüzden çok beğendim. Neredeyse 30 yıldır, ibadethanelerine, derneklerine, hastaneye, yaşlılar yurduna ve dahi sair cemaat binasına özel güvenlik önlemleri altında girip çıkmaya alışmış bir toplum için az bir adım değil doğrusu. Dileyelim ki devamı gelsin.

 

Rivayetlerden birine göre şehrin göbeğinde meydanda Hanuka kutlaması fikri, Şalom Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni’nin bir twitter anketi sonucu oluşmuşmuş.

IvoTweetCaps

Sizi bilmem ama ben bunu satın almadım. Türk Yahudi Toplumu’nun liderlerinin 72 retweet, 65 beğenili, 3704 yanıtlı bir “anketteki” % 40 oranında “Çok iyi olur” yanıtına bakarak böylesi bir işe girişecekleri çok mantıklı gelmiyor çünkü. Hemen o günlerde İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkilerin düzelme yoluna girdiğinin ilk sinyallerinin gelmesini de bu Hanuka kutlamasına bağlayanlar da oldu tabii. Buna göre Devlet veya Hükümet böylesi bir “iyi niyet gösterisi” ile “mesaj iletmişmiş”. Bana kalırsa bu da abesle iştigal. Türkiye, kamuoyu oluşturmak isteyen bir STK değil, bir Devlet her şeyden önce. Bu işleri, bakanlar müsteşarlar gibi çalışanları ile yönetiyor. Topu topu 17 bin kişilik Türk Yahudi Toplumu’na ihtiyacı yok. Hem öte yandan neye dayandırıyoruz bu iddiayı? Mütekabiliyet ilkesine mi? Geçelim bir kalem. Bendeniz üzümü yiyip bağını sormamayı tercih ediyorum, bunun ötesinde “derinlikli anelizleri” (imla hatası değil kastidir) de üzümü içenlere bırakıyorum.

 

Koskoca bir 2015’i sadece Ortaköy meydanındaki Hanuka kutlaması ile anlatmak doğru değil tabii ki. Başka şeyler de oldu Türk Yahudi Toplumunun gündemine giren. Twitter anketleri ile başladık öyle devam edelim. Sıradaki anketimiz Şalom Gazetesinin Twitter hesabından :

SalomTweetCaps

 

Türk Yahudileri açısından, 2015 yılında yaşanan en önemli gelişme sizce neydi?” diye sorulmuş, “Holokost resmi anma” ; “Struma resmi anma” ; “Edirne sinagog açılış” ; “Ortaköy’de Hanuka” seçenekleri sunulmuş.

 

839 yanıtın %57 gibi büyük bir çoğunluğunun “Ortaköy’de Hanuka” ‘yı seçmiş olmasını sanırım bayram kutlamasının hafızalardaki tazeliğine bağlayabiliriz. Aslında ankette anılan olayların tümü tarihi önemde ve kendi alanında bir ilki teşkil ediyor. Güzel ve umut veren gelişmelerdi.

 

Ancak Twitter bu boş durur mu? hemen yapıştırmış cevabı, yani karşı anketi: “Türkiye Yahudileri açısından yaşanan en önemli olayı” bu kez Şalom’un anketindeki seçenekleri geliştirmek amacı ile sorulmuş. Verilen yeni şıklar da şöyle sıralanmış:

  • İlk resmi Holokost anmasında konuşma yapan Cemil Çiçek’in akıllara durgunluk veren gafı;
  • Struma anmasından bir gün önce Dış İşleri Bakanlığının ( niye Dış İşleri Bakanlığı bu arada?) yayınladığı bildirinin hala bu faciada hiçbir sorumluluk üstlenmemiş olması;
  • Edirne Sinagogu’nun açılışından hemen önce şehrin valisinin “Bu eşkıya kılıklılara – Yahudi vatandaşlarından bahsediyor YN – sinagogda dua ettirmeyeceğini söylemesi
  • Pegasus Havayolları’nın yolcuları uçaklarda eğlensin diye hazırlattığı derginin bulmacasının Gayrimüslim anahtar kelimesi ile kâfir cevabını buldurmaya çalışması.

Bunlar, yarım veya gerçek bir özürle, bir kısmı da takipsizlikle sonuçlanan olaylardı.

Bardak aslında ne dolu ne boş, ama dolu tarafına bakmak her zaman güzel tabii. Ne de olsa hayat devam ediyor.

Hem enseyi karartmamak lazım: Kendilerini nasıl tanımladıklarını ben tam olarak bilemesem de bir arkadaşımızın çok beğendiğim ifadesi ile “ Temelde Antisemitizmi dert edinmekte bir araya gelmiş, görünürlüğü amaçlayan, Yahudi olan, Yahudi olmayan, az Yahudi, çok Yahudi, bazen Yahudi birkaç kişi” bu yazıyı okuduğunuz Avlaremoz sitesini yayın hayatına geçirmek için çok çalıştı 2015’te!

Bundan güzel gelişme mi olur?

 

Hayri Çavuşunuz.

Bunları da beğenebilirsiniz...